Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların, alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde anlaşarak mali yapılarını düzeltmelerini sağlayan hukuki bir yeniden yapılandırma kurumudur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 285 vd. hükümleri çerçevesinde yürütülen bu süreç, borçluya geçici ve kesin mühlet mekanizmalarıyla haciz baskısından arınmış bir koruma kalkanı sunarken alacaklıların da iflas tasfiyesine kıyasla daha adil ve yüksek oranda tahsilat yapabilmesini hedefler. Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılan konkordato davalarında usuli gerekliliklerin, mali raporların ve alacaklı nisaplarının hukuki denetimi sürecin başarısında belirleyici rol oynamaktadır.
Konkordato Nedir ve Hangi Hukuki Esaslara Dayanır?
Konkordato; dürüst borçlunun iflastan korunması, ticari faaliyetlerinin devamlılığının temini ve alacaklıların menfaatlerinin dengeli bir biçimde karşılanması amacıyla mahkeme tasdikiyle bağlayıcılık kazanan kanuni bir borç tasfiye ve yapılandırma anlaşmasıdır. 7101 sayılı Kanun ile yapılan köklü değişiklikler neticesinde iflasın ertelenmesi kurumu mevzuatımızdan çıkarılmış ve sermaye şirketleri, kooperatifler ile gerçek kişi tacirler için konkordato yegane adli iyileştirme mekanizması haline gelmiştir.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca konkordato talebinde bulunabilecek kişiler iki ana grupta toplanır: Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlular ile doğrudan iflas talebinde bulunma hakkına sahip her bir alacaklı. Borçlunun konkordato talebine; konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığı durumunu gösterir belgeler (başvuru tarihinden en fazla 45 gün öncesine ait mali tablolar), alacaklı ve alacak listesi, karşılaştırmalı tablo ile bağımsız denetim yetkisine sahip denetim kuruluşlarınca hazırlanan makul güvence raporunun eklenmesi kanuni bir zorunluluktur.
Uygulamada konkordato süreçleri çok disiplinli bir çalışma gerektirmekte olup hem borçlu şirketler hem de alacaklarını tahsil etmek isteyen tüzel ve gerçek kişiler bakımından Konkordato ve Yeniden Yapılandırma hukuku ilkelerine hakimiyet büyük önem taşır.
Ankara’da Konkordato Başvurusu Hangi Mahkemeye Yapılır?
Ankara’da konkordato başvuruları, borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine bir dilekçe ve zorunlu eklerle yapılır. Tacir olmayan borçlular bakımından ise yetkili merci borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Ankara yargı çevresinde faaliyet gösteren imalat, sanayi, inşaat, savunma ve hizmet sektöründeki teşebbüslerin başvuruları, Ankara Adliyesi bünyesinde görev yapan Asliye Ticaret Mahkemelerince incelenir. Mahkeme, İİK m. 286 kapsamında sunulması gereken evrakın eksiksiz olduğunu tespit ettiği anda derhal geçici mühlet kararı vermek ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü tüm tedbirleri almakla yükümlüdür.
Geçici ve Kesin Mühlet Süreçleri Nasıl İşler?
Konkordato süreci, geçici mühlet kararı ile başlar ve konkordatonun başarıya ulaşabileceğine dair kanaat hasıl olduğunda kesin mühlet ile devam eder. İİK m. 287 ve m. 289 hükümlerine göre şekillenen bu mühletler kanunda kesin sürelere ve sıkı denetim mekanizmalarına bağlanmıştır.
| Mühlet Türü | Kanuni İlk Süre | Azami Uzatma Süresi | Toplam Azami Süre | Temel İşlevi |
|---|---|---|---|---|
| Geçici Mühlet (İİK m. 287) | 3 Ay | En fazla 2 Ay | 5 Ay | Mali durumun ilk tespiti, komiser atanması ve koruma tedbirlerinin tesisi |
| Kesin Mühlet (İİK m. 289) | 1 Yıl | En fazla 6 Ay | 1,5 Yıl (18 Ay) | Alacakların kaydı, müzakeresi, alacaklılar toplantısı ve projenin oylanması |
Geçici mühlet süresi kural olarak 3 aydır; mahkeme bu süreyi borçlunun veya geçici konkordato komiserinin talebi üzerine en fazla 2 ay daha uzatabilir. Kesin mühlet ise 1 yıl olup güçlük arz eden özel durumlarda komiserin gerekçeli raporuyla mahkemece 6 aya kadar uzatılabilir. Böylece bir konkordato dosyasında mühletlerin toplam süresi azami 23 aya (yaklaşık 2 yıla) kadar ulaşabilmektedir.
Konkordato Mühletinin Alacaklılar ve Borçlu Bakımından Sonuçları Nelerdir?
Mühlet kararının ilanıyla birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir yeni icra takibi yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. Bu hukuki koruma, borçlu işletmenin nakit akışını kontrol altına alarak üretim veya faaliyetlerini sürdürmesini amaçlar.
Konkordato mühletinin doğurduğu temel sonuçlar şunlardır:
- Takiplerin Durması: Borçlu aleyhine ilamlı ve ilamsız icra takipleri yürütülemez, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanamaz. Bu alandaki takiplerin hukuki çerçevesi İcra ve İflas Hukuku prensipleriyle doğrudan bağlantılıdır.
- Faizlerin Durumu: Mühlet içinde rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi kural olarak durur.
- Rehinli Alacakların Korunması: Rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takiplere devam edilebilir; ancak muhafaza tedbirleri uygulanamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
- Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması: Borçlu, mahkemenin izni ve konkordato komiserinin denetimi olmaksızın rehin tesis edemez, taşınmaz devredemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüz sayılır.
- Sözleşmelerin Devamı: Borçlunun taraf olduğu ve işletmenin faaliyetleri için önem taşıyan sözleşmeler, karşı tarafça sırf konkordato mühleti verildiği gerekçesiyle feshedilemez.
Konkordato Projesinin Kabulü İçin Hangi Nisaplar Gerekir?
Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için İcra ve İflas Kanunu m. 302’de düzenlenen çifte nisap şartlarından birinin alacaklılar toplantısında veya 7 günlük iltihak süresi içinde sağlanması zorunludur. Kanun koyucu alacaklılar arasında adil bir denge kurabilmek adına iki alternatif nisap sistemi öngörmüştür.
Projenin kabulü için aranan yasal çoğunluk seçenekleri:
- Seçenek (Adet ve Tutar Eşitliği): Kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarının yarısını (sayıca 1/2 ve tutarca %50’yi) aşan bir çoğunluk tarafından imzalanması,
- Seçenek (Büyük Alacaklı Ağırlıklı Sistem): Kaydedilmiş alacaklıların en az 1/4’ünü (dörtte birini) ve alacak tutarının en az 2/3’ünü (üçte ikisini) aşan bir çoğunluk tarafından imzalanması.
Oylamada yalnızca konkordato projesinden etkilenen adi alacaklılar oy kullanabilir. İİK m. 206’nın birinci sırasında yer alan işçi alacakları ile nafaka gibi imtiyazlı alacaklar ve borçlunun yakın akrabalarının alacakları çoğunluk hesabında dikkate alınmaz. Komiser, toplantı tutanağını ve gerekçeli nihai raporunu iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi eder.
Konkordato Projesinin Tasdik Şartları Nelerdir?
Alacaklılar toplantısında nisabı sağlanan projenin yürürlüğe girebilmesi, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin İİK m. 305’te sayılan şartları denetleyerek tasdik kararı vermesine bağlıdır. Salt alacaklı çoğunluğunun sağlanmış olması mahkemenin onay vermesi için yeterli değildir.
Mahkemenin tasdik aşamasında aradığı temel kriterler şunlardır:
- Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel tasfiye payından daha yüksek olması,
- Teklif edilen ödeme planının borçlunun mali kaynakları ve beklenen gelirleriyle gerçekçi bir orantı taşıması,
- İİK m. 302’deki kanuni nisabın eksiksiz sağlanmış olması,
- İmtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin veya mühlet içinde komiser onayıyla doğan borçların ifasının teminata bağlanmış bulunması,
- Gerekli harç ve yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Konkordato Sürecinin Riskleri ve Sınırları Nelerdir?
Konkordato kurumu mali açıdan zor durumdaki teşebbüslere nefes alma alanı sunsa da hukuki ve ekonomik yönden birtakım riskler ve sınırlılıklar barındırır. Sürecin gerektirdiği harçlar, bağımsız denetim raporu maliyetleri, konkordato komiseri ücretleri ve bilirkişi giderleri işletmeler için önemli bir mali külfet oluşturabilmektedir.
Bununla birlikte, geçici veya kesin mühlet içinde borçlunun taahhütlerini yerine getiremeyeceğinin anlaşılması, konkordato ön projesinin iflas senaryosuna kıyasla alacaklılara daha az menfaat sağlaması veya oylama nisaplarının yakalanamaması durumunda mahkeme konkordato talebini reddeder. İflasa tabi borçlular hakkında bu ret kararıyla birlikte doğrudan iflas kararı (iflâsın açılması) verilebilmektedir. Bu sebeple konkordato hazırlığı, yalnızca borç erteleme gayesiyle değil, somut ve uygulanabilir bir finansal iyileştirme planı doğrultusunda titizlikle yürütülmelidir.
Bu metin, İcra ve İflas Kanunu çerçevesindeki konkordato kurumuna ilişkin genel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her ticari işletmenin bilanço yapısı, borçluluk durumu ve alacaklı kompozisyonu farklılık gösterdiğinden, somut olay bazında hukuki durum tespiti ve dosya incelemesi yapılması esastır.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato başvurusu için görevli ve yetkili mahkeme neresidir?
Konkordato davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetki ise iflasa tabi borçlular için şirket merkezinin veya muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesindedir; bu kapsamda merkez adresi Ankara’da bulunan şirketler için Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir.
Konkordato geçici mühlet ve kesin mühlet süreleri toplam ne kadardır?
İcra ve İflas Kanunu uyarınca geçici mühlet 3 ay olup mahkemece 2 ay daha uzatılarak azami 5 aya kadar sürebilir. Kesin mühlet ise 1 yıl olarak verilir ve güçlük arz eden hallerde en fazla 6 ay uzatılabilir. Böylece toplam mühlet süresi en çok 23 aya (yaklaşık 2 yıla) ulaşabilir.
Konkordato ilan edildiğinde mevcut icra takipleri ve hacizler ne olur?
Geçici mühlet kararının verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamındakiler dahil hiçbir yeni icra takibi yapılamaz, önceden başlatılmış takipler durur ve ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanamaz. Rehinli alacaklılar takip başlatabilse de rehinli malların satışı yapılamaz.
Konkordato projesinin kabulü için gereken alacaklı nisabı nedir?
İİK m. 302 uyarınca projenin kabulü için iki alternatif nisaptan birinin sağlanması gerekir: Kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarının en az yarısını aşan çoğunluk veya kaydedilmiş alacaklıların en az 1/4’ünü ve alacak tutarının en az 2/3’ünü aşan çoğunluk.
Konkordato talebinin mahkemece reddedilmesi halinde ne olur?
Mahkemece konkordato talebinin reddedilmesi halinde borçlu üzerindeki mühlet koruması ve icra takip yasakları kalkar. Borçlu iflasa tabi kişilerden ise ve İİK kapsamında doğrudan iflas sebeplerinin varlığı tespit edilirse mahkeme resen borçlunun iflasına karar verebilir.


