Konkordato ilan eden şirketten alacak tahsili, borçlunun iflasını önlemek amacıyla mahkemece verilen mühlet kararı çerçevesinde, kanunda öngörülen bildirim, toplantı ve tasdik aşamalarının usulüne uygun işletilmesiyle mümkündür. İcra ve İflas Kanunu uyarınca geçici veya kesin mühlet kararı alınması alacağı ortadan kaldırmaz; ancak münferit icra takiplerini durdurarak tahsilatın konkordato projesi ve tasdik şartları dairesinde yapılmasını zorunlu kılar. Alacaklıların hak kaybına uğramaması adına konkordato komiserliğince yapılan ilanı takip ederek süresi içinde alacak kaydı yaptırmaları ve projeyi oylama sürecine aktif katılmaları esastır.

Konkordato Nedir ve Alacaklılar Açısından Ne İfade Eder?

Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan dürüst borçluların, alacaklılarıyla belirli bir plan dâhilinde anlaşarak borçlarını tasfiye etmelerini veya yeniden yapılandırmalarını sağlayan mahkeme denetimli bir hukuki kurumdur. 7101 sayılı Kanun ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yapılan kapsamlı değişikliklerle birlikte iflas ertelemesi kurumu yürürlükten kaldırılmış ve şirket kurtarma süreçlerinin yegâne yasal zemini konkordato olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda borçlu şirket, borçlarının bir kısmından indirim (tenzilat), vadelerin ötelenmesi (vade konkordatosu) ya da her ikisinin birlikte uygulanmasını içeren bir konkordato ön projesi hazırlar.

Alacaklılar açısından konkordato ilanı, borcun silindiği veya tahsil kabiliyetinin tamamen yitirildiği anlamına gelmez. Hukuken borç ilişkisi varlığını korur; fakat alacağın muacceliyeti, faiz işletilmesi, cebri icra kanalları ve ödeme takvimi İİK m. 285 vd. maddelerindeki özel hükümlere tabi kılınır. Ankara gibi ticaret ve sanayi hacminin yoğun olduğu merkezlerde, borçlu şirketlerin merkezlerinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemelerine yapılan başvurular neticesinde, alacaklıların alacaklarını tekil olarak icraya koyma serbestisi geçici olarak kısıtlanır ve toplu bir tasfiye/yapılandırma dengesi kurulur.

Konkordato Mühleti Kararı Alacaklıların İcra Takiplerini Nasıl Etkiler?

Konkordato geçici ve kesin mühlet kararları, kural olarak 2004 sayılı Kanun’un 294. maddesi uyarınca borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları dâhil hiçbir yeni icra ve iflas takibi başlatılamaması ve daha önce başlatılmış takiplerin durması sonucunu doğurur. Mühlet kararıyla birlikte borçlunun malvarlığına yönelik ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz, uygulanmış olan hacizler baki kalmakla birlikte satış işlemleri gerçekleştirilemez. Bu hukuki koruma kalkanı, borçlunun malvarlığı bütünlüğünü koruyarak faaliyetlerini sürdürmesini hedefler.

Mühletin alacaklılar bakımından doğurduğu temel sonuçlar kanunda şu şekilde sınırlandırılmıştır:

  • Takiplerin Durması ve Yeni Takip Yasağı: Mühlet öncesinde başlatılmış ilamsız veya ilamlı icra takipleri olduğu yerde durur; mühlet içinde borçluya karşı yeni icra takibi açılamaz (İİK m. 294/1).
  • Faizin Durması: Rehinle temin edilmemiş (adi) alacaklar bakımından mühlet kararının verildiği tarihten itibaren faiz işlemesi kural olarak durur (İİK m. 294/2).
  • İstisna Kapsamındaki İmtiyazlı Alacaklar: İİK m. 206 birinci sırada yazılı işçi alacakları ile nafaka alacakları bu takip yasağının dışındadır; bu alacaklar için haciz yoluyla takip başlatılabilir ve devam ettirilebilir (İİK m. 294/1).
  • Rehinli Alacakların Durumu: Rehinle temin edilmiş alacaklar için mühlet sırasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya devam edilebilir; ancak rehinli malın satışı gerçekleştirilemez ve muhafaza tedbiri uygulanamaz (İİK m. 295).
  • Takas Yasağı: Konkordato mühletinden sonra doğan borçlar ile alacakların takas edilmesi kural olarak sınırlandırılmıştır (İİK m. 294/4).

Alacak Bildirimi Nasıl ve Hangi Sürede Yapılır?

Konkordato ilan eden şirketten alacağını tahsil etmek isteyen alacaklıların, konkordato komiseri tarafından yapılan ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını usulüne uygun şekilde komiserliğe bildirmeleri yasal bir zorunluluktur. İİK m. 299 uyarınca komiser heyeti, alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eden ilanı Basın İlan Kurumu Resmî İlan Portalı ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi vasıtasıyla yayımlar; ayrıca adresi bilinen alacaklılara bu ilanın bir sureti tebliğ edilir.

Alacak bildiriminde bulunurken alacağın hukuki sebebi, dayanak belgeleri (fatura, sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi, sözleşme, bono, çek vb.), vadesi, mühlet tarihine kadar işlemiş faiz miktarı ve varsa teminat durumu açıkça belirtilmelidir. İİK m. 299 uyarınca süresi içinde alacağını bildirmeyen alacaklılar, bilançoda kayıtlı değillerse konkordato projesinin müzakerelerine ve alacaklılar toplantısına katılamaz ve oy kullanamazlar. Ancak bu durum alacağın tamamen sona erdiği anlamına gelmez; bilançoya dâhil edilmemiş veya bildirilmemiş alacaklar da tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığı kuralı gereğince (İİK m. 308/c) proje koşullarında ödenmek zorundadır.

Farklı Alacak Türlerine Göre Tahsilat Koşulları Nelerdir?

Konkordato sürecinde her alacak türü aynı hukuki rejime tabi tutulmaz; alacağın teminatlı, imtiyazlı, adi veya çekişmeli oluşuna göre tahsilat usulü ve takip imkânları farklılık gösterir. Şirketin mali durumuna göre hazırlanan projede alacaklı gruplarına farklı ödeme vadeleri ve tenzilat oranları öngörülebilir. Aşağıdaki tabloda farklı alacak türlerinin konkordato sürecindeki temel hukuki statüleri özetlenmiştir:

Alacak Türü Takip ve Haciz Durumu Faiz İşleyişi Konkordato Projesine Tabi Olma
Adi Alacaklar (Ticari Alacak, Senet, Fatura) Yeni takip açılamaz, mevcut takipler durur, haciz ve satış yapılamaz. Mühlet kararı ile birlikte faiz işlemesi durur. Projede kabul edilen tenzilat ve vade planına doğrudan tabidir.
İmtiyazlı Alacaklar (İşçilik ve Nafaka) Haciz yoluyla takip açılabilir ve yürütülebilir (İİK m. 206 1. sıra). Faiz işlemeye devam eder. Projede öngörülen tenzilata rıza göstermedikçe tabi tutulamazlar.
Rehinli Alacaklar (İpotek ve Rehinle Güvenceli) Takip açılabilir/devam edebilir; ancak satış ve muhafaza yapılamaz. Rehin kıymetini aşmamak kaydıyla sözleşmesel faiz işler. İİK m. 308/h kapsamında rehinli alacaklılarla yapılan müzakereye tabidir.
Mühlet İçinde Doğan Alacaklar Komiserin izniyle akdedilen borçlar mühlet kurallarından muaftır. Sözleşme şartlarına göre faiz işler. Proje dışı tutulur; nakden ve vadesinde tam olarak ödenir (İİK m. 308/c).

Çekişmeli Alacaklar ve Alacaklılar Toplantısında Oy Kullanma Süreci Nasıl İşler?

Alacaklının bildirdiği alacak tutarı borçlu şirket veya konkordato komiseri tarafından kısmen veya tamamen reddedilirse, bu alacak ‘çekişmeli alacak’ statüsüne geçer. İİK m. 300 ve 301 uyarınca komiserlik, borçlunun defter kayıtlarını ve beyanlarını inceleyerek alacaklar cetvelini oluşturur. İtiraza uğrayan alacaklıların toplantıda oy kullanıp kullanamayacağı ve hangi miktar üzerinden oy kullanacağı hususunda karar verme yetkisi asliye ticaret mahkemesine aittir (İİK m. 302/6).

Alacaklılar toplantısında konkordato projesinin kabul edilebilmesi için İİK m. 302 gereğince kanunda öngörülen çifte nisabın sağlanması zorunludur. Projenin kabulü için ya kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk (sayı ve meblağ çoğunluğu) ya da oy kullanan alacaklıların dörtte birini ve kaydedilmiş alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk aranır. Çekişmeli alacak sahipleri mahkemece kabul kararı verilmesi hâlinde oy kullanabilir. Projenin tasdiki sonrasında alacağı çekişmeli kalan alacaklılar, İİK m. 308/b uyarınca tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açarak alacaklarını hüküm altına aldırmak zorundadır; mahkeme bu alacaklar için borçluya teminat veya karşılık ayırma yükümlülüğü getirebilir.

Kefil, Avalist ve Diğer Müteselsil Borçlulara Başvurulabilir mi?

Borçlu şirketin konkordato sürecine girmesi, asıl borca kefil olanların, poliçe veya bonoya aval verenlerin ya da müteselsil borçluların hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2004 sayılı Kanun’un 294. maddesinin son fıkrası uyarınca alacaklılar, konkordato mühletinden yararlanamayan müşterek borçlulara, kefillere ve avalistlere karşı icra takibi yapma ve dava açma hakkını muhafaza eder.

Bununla birlikte, alacaklının kefil ve avalistlere karşı rücu haklarını koruyabilmesi için İİK m. 303 ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine riayet etmesi gerekir. Alacaklı, konkordato projesinin oylanacağı alacaklılar toplantısının yer ve zamanını en az on gün önceden iadeli taahhütlü mektupla veya noter aracılığıyla kefile bildirmelidir. Ayrıca kefile, alacağı devralarak toplantıda oy kullanma imkânı tanınmalıdır; bu bildirim yapılmadığı takdirde kefil, konkordato projesinde borçlu lehine sağlanan tenzilat veya vadeler oranında sorumluluktan kurtulabilir.

Konkordato Projesine Uyulmazsa Alacaklı Ne Yapabilir?

Tasdik edilen konkordato projesine borçlu şirket tarafından uyulmaması ve taahhüt edilen taksitlerin vadesinde ödenmemesi durumunda, alacaklılar konkordatonun kısmen feshini talep etme hakkına sahiptir. İcra ve İflas Kanunu’nun 308/e maddesi uyarınca, kendisine projeye uygun olarak ifada bulunulmayan her alacaklı, konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte, tasdik kararını veren asliye ticaret mahkemesine başvurarak kendisi hakkında konkordatonun feshini isteyebilir.

Mahkemece konkordatonun kısmen feshine karar verildiğinde, o alacaklı bakımından konkordato öncesindeki alacak miktarı (yapılan kısmi ödemeler mahsup edilerek) ve fer’ileri yeniden canlanır. Alacaklı, borcun tamamı üzerinden durdurulmuş olan icra takibine devam edebilir veya borçlu aleyhine yeni bir icra takibi başlatabilir. Eğer borçlunun projeyi genel olarak yerine getiremeyeceği anlaşılırsa veya borçlu kötü niyetle mal kaçırma girişiminde bulunursa, İİK m. 308/f uyarınca her alacaklı konkordatonun tamamen feshini ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep edebilir. Şirketlerin yapılandırma ve takip süreçleri hakkında detaylı bilgi Konkordato ve Yeniden Yapılandırma ile İcra ve İflas Hukuku alanlarında yürütülen çalışmalarla yakından ilişkilidir.

Konkordato Sürecinde Alacaklılar Açısından Temel Riskler ve Sınırlar Nelerdir?

Konkordato kurumu, borçlu işletmelerin faaliyetini sürdürmesine odaklandığından, alacaklılar açısından tahsilat sürecinin uzaması, faiz kayıpları ve alacak tenzilatı gibi finansal riskleri bünyesinde barındırır. Borçlunun konkordato projesinin mahkemece tasdik edilmesi durumunda, projeye ret oyu vermiş olan alacaklılar dahi tasdik edilen vade ve indirim şartlarına katlanmak zorundadır (İİK m. 308/c). Bu durum, alacaklının nakit akışını olumsuz etkileyebileceği gibi alacağın tam olarak tahsil edilememesi sonucunu da doğurabilir.

Öte yandan konkordato sürecinin başarıya ulaşamaması hâlinde mahkemece borçlu şirketin iflasına hükmedilir. İflasın açılması durumunda alacaklılar, İİK m. 206’daki sıra cetveline tabi olarak iflas masasından pay alırlar; bu aşamada adi alacaklıların tatmin oranı şirketin mevcut aktif varlığıyla sınırlı kalır. Bu nedenle sürecin en başından itibaren komiser raporlarının, finansal tabloların ve mahkeme ara kararlarının titizlikle incelenmesi, tahsil kabiliyetinin korunması bakımından belirleyici önem taşır.

Bu makalede yer alan bilgiler genel hukuki bilgilendirme mahiyetinde olup, her somut uyuşmazlığın kendi özel koşulları, sözleşme hükümleri ve mahkeme dosyasındaki delil durumu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato ilan eden şirkete karşı icra takibi başlatılabilir mi?

Kural olarak geçici ve kesin mühlet kararı verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz ve mevcut takipler durur. Ancak İcra ve İflas Kanunu m. 206 birinci sırada yer alan işçi alacakları ile nafaka alacakları bu kuralın istisnası olup haciz yoluyla takibe konu edilebilir.

Alacak bildirimi için öngörülen yasal süre ne kadardır?

Konkordato komiseri tarafından Basın İlan Kurumu portalı ve Ticaret Sicili Gazetesi’nde yapılan alacak bildirim ilanından itibaren 15 gün içinde alacağın belgeleriyle birlikte komiserliğe bildirilmesi gerekir.

Konkordato mühleti süresince adi alacaklara faiz işler mi?

İcra ve İflas Kanunu’nun 294. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş adi alacaklar bakımından geçici mühlet kararının verildiği tarihten itibaren faiz işlemesi durur.

Borçlu şirket konkordato projesindeki taksitleri ödemezse ne yapılabilir?

Konkordato projesine uygun olarak ödeme yapılmayan her alacaklı, İİK m. 308/e gereğince tasdik kararını veren asliye ticaret mahkemesine başvurarak konkordatonun kendisi yönünden feshini talep edebilir ve alacağının tamamı için icra takibine devam edebilir.

Şirketin konkordato ilan etmesi kefillere ve avalistlere başvurmayı engeller mi?

Hayır, mühlet kararı kefilleri, avalistleri veya müşterek borçluları kapsamaz; alacaklılar bu kişilere karşı yasal takip yapabilir. Ancak alacaklının rücu haklarını kaybetmemesi için alacaklılar toplantısını en az 10 gün önceden kefile bildirmesi gerekmektedir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için ayrıca değerlendirme gereklidir.