Şirketler için İngilizce hukuki danışmanlık; sınır ötesi ticari ilişkilerde, uluslararası sözleşmelerin hazırlanması, müzakeresi ve yorumlanmasında tarafların hak kaybı yaşamasını önlemeyi amaçlayan profesyonel bir avukatlık hizmetidir. Özellikle yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, mevzuat uyumu ile uluslararası ticari teamüllerin doğru dengelenmesi kurumsal risk yönetiminin temelini oluşturur. Türk hukuku ile yabancı hukuk sistemleri arasındaki kavramsal farkların doğru tahlil edilmesi, ticari faaliyetlerin güvenliği açısından zorunludur.
Şirketler İçin İngilizce Hukuki Danışmanlık Nedir?
Şirketler için İngilizce hukuki danışmanlık, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren veya yabancı ortak, tedarikçi ve müşterilerle çalışan şirketlere hukuki metinlerin düzenlenmesi, incelenmesi ve risk analizlerinin yapılması sürecinde İngilizce dilinde sağlanan hukuki destek faaliyetidir. Küresel ticarette kullanılan sözleşme terminolojisi, Anglo-Amerikan (Common Law) hukuk geleneğine dayalı kavramlar içerebildiğinden, salt dil çevirisi şirketlerin karşılaştığı hukuki riskleri ortadan kaldırmaya yetmez.
Türkiye’de yerleşik şirketlerin yabancı sermayeli yapılarla kurduğu ilişkilerde Ticaret ve Şirketler Hukuku prensipleri ile uluslararası sözleşme standartlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Hukuki İngilizce; sözleşme hükümlerinin lafzi anlamını, taahhütlerin niteliğini ve tarafların sorumluluk limitlerini kesin sınırlarla belirlemeyi gerektirir. Bu kapsamda sunulan hukuki hizmet, metinlerin yalnızca dilbilgisi kurallarına değil, taraflarca seçilen uygulanacak hukuka ve Türk emredici mevzuatına uyumlu biçimde kurgulanmasını sağlar.
Uluslararası Ticari Sözleşmelerde İngilizce Hukuki İnceleme Neden Önemlidir?
Uluslararası ticari sözleşmelerde İngilizce hukuki inceleme, tarafların hak ve yükümlülüklerinin somutlaştırılması, cezai şartların geçerliliği ve sorumluluk sınırlarının öngörülebilir kılınması bakımından kritik öneme sahiptir. Ticari metinlerde kullanılan tek bir yardımcı fiilin veya teknik terimin farklı yorumlanması, taraflar arasında yüksek tutarlı tazminat taleplerine ve telafisi güç zararlara yol açabilir.
Örneğin, sözleşme dilinde kesin yükümlülük bildiren “shall” ifadesi ile takdir veya yetki tanıyan “may” ifadesinin ayrımı dahi uyuşmazlıkların esasına doğrudan etki eder. Ayrıca, uluslararası ticarette sıkça başvurulan gizlilik sözleşmeleri (NDA), dağıtım (distributorship), acentelik, lisans ve ortak girişim (joint venture) sözleşmelerinin her biri kendine özgü risk parametreleri barındırır. Bu metinlerin incelenmesinde Sözleşmeler Hukuku prensipleri gözetilerek cezai şart (liquidated damages vs. penalty), mücbir sebep (force majeure) ve fesih şartlarının dengeli biçimde yapılandırılması sağlanır.
805 Sayılı Kanun Uyarınca İngilizce Sözleşmelerin Geçerliliği ve Sınırları Nelerdir?
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca, Türk tabiiyetindeki şirketlerin Türkiye sınırları içindeki işlem ve sözleşmelerinde Türkçe kullanması kural olarak zorunludur. Kanunun 1. maddesi Türk şirketlerinin Türkiye içindeki işlemlerinde Türkçeyi zorunlu kılarken, 2. maddesi yabancı şirketlerin Türk makamları ve şahıslarıyla olan temaslarında belirli koşullarda Türkçe kullanımını öngörmektedir.
Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında 805 sayılı Kanun hükümleri şu esaslar çerçevesinde değerlendirilmektedir:
- İki Türk Şirketi Arasındaki Sözleşmeler: Tarafların her ikisinin de Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde olduğu ve yabancılık unsuru taşımayan ticari sözleşmelerin yabancı dilde düzenlenmesi durumunda, 805 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince yabancı dildeki lehe hükümlerin şirket lehine dikkate alınmaması riski doğabilir.
- Yabancılık Unsuru Taşıyan Sözleşmeler: 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) kapsamında yabancılık unsuru barındıran sözleşmelerde ve tahkim anlaşmalarında İngilizce dilinin geçerli kabul edildiğine dair güncel Yargıtay kararları bulunmaktadır.
- Çift Dilli (Dual-Language) Düzenleme: Olası geçersizlik ve yaptırım risklerini bertaraf etmek amacıyla, sözleşmelerin Türkçe ve İngilizce olarak yan yana sütunlar halinde düzenlenmesi ve uyuşmazlık anında esas alınacak dil şartının netleştirilmesi yaygın bir uygulamadır.
İngilizce Hukuki Danışmanlık Kapsamında İncelenen Sözleşme Türleri
Sınır ötesi ticari ilişkilerde kullanılan İngilizce sözleşmeler, kullanım amaçlarına ve içerdikleri risk profillerine göre farklı hükümler barındırır. Aşağıdaki tabloda şirketlerin en sık karşılaştığı İngilizce sözleşme türleri ve odaklanılan temel hukuki maddeler özetlenmiştir:
| Sözleşme Türü | Temel Amacı | Kritik İngilizce Hükümler |
|---|---|---|
| Non-Disclosure Agreement (NDA) | Ticari sırların ve gizli bilgilerin korunması | Definition of Confidential Information, Exclusions, Injunctive Relief, Term |
| Share Purchase Agreement (SPA) | Şirket hisse devirleri ve birleşmeler | Representations and Warranties, Indemnification, Conditions Precedent, Closing |
| Distribution / Agency Agreement | Ürünlerin dağıtımı ve ticari temsilcilik | Territory, Exclusivity, Minimum Purchase, Termination for Cause, Non-Compete |
| Software License / SaaS Agreement | Yazılım ve fikri mülkiyet kullanım hakkı | Scope of License, Service Level Agreement (SLA), IP Ownership, Limitation of Liability |
| Supply / Sale of Goods Agreement | Mal tedariki ve uluslararası satış | Incoterms, Retention of Title, Passing of Risk, Warranties, Force Majeure |
Uyuşmazlık Çözüm Maddeleri ve Milletlerarası Tahkim Şartları Nasıl Düzenlenmelidir?
Uyuşmazlık çözüm maddeleri (Dispute Resolution Clauses), sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkabilecek ihtilafların hangi yargı mercii veya tahkim kurumu tarafından çözüleceğini belirleyen en kritik hükümlerdir. Uluslararası nitelikteki İngilizce sözleşmelerde devlet mahkemelerinin yetkilendirilmesi (“Jurisdiction”) veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri olarak tahkim mekanizmaları (“Arbitration”) tercih edilir.
Uyuşmazlık çözüm klozu kaleme alınırken şu hususların açıkça belirlenmesi gerekir:
- Uygulanacak Hukuk (Governing Law): Sözleşmeden doğan hak ve borçların hangi ülkenin maddi hukukuna göre yorumlanacağı belirlenmelidir. 5718 sayılı MÖHUK madde 24 uyarınca taraflar sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanacak hukuku serbestçe seçebilirler.
- Tahkim Yeri ve Kurumu (Seat and Rules of Arbitration): ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) veya LCIA gibi kurumsal tahkim kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı ve tahkim yerinin neresi olacağı sarih şekilde yazılmalıdır.
- Tahkim Dili ve Hakem Sayısı: Yargılamanın İngilizce yürütüleceği ve hakem heyetinin kaç kişiden oluşacağı (genellikle tek veya üç hakem) klozda belirtilmelidir.
- Tenfiz ve İcra Edilebilirlik: Verilecek hakem kararının, borçlunun malvarlığının bulunduğu ülkede 1958 tarihli New York Sözleşmesi kapsamında tenfiz edilebilir olması hedeflenmelidir.
İngilizce Hukuki Metinlerde Sık Karşılaşılan Riskler ve Sınırlar
İngilizce hukuki metinlerde karşılaşılan en temel risk, yabancı hukuk sistemlerine ait kalıp hükümlerin (boilerplate clauses) Türk hukukunun emredici kuralları dikkate alınmaksızın aynen kopyalanmasıdır. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, aşırı yararlanma, dürüstlük kuralı ve genel işlem koşulları denetimi gibi hususlar sözleşme serbestisine belirli sınırlar getirir.
Ayrıca tazminat (Indemnity) ve sorumluluk sınırlaması (Limitation of Liability) maddelerinin kapsamının aşırı geniş veya muğlak tutulması, uyuşmazlık durumunda mahkemeler veya hakemler tarafından geçersiz sayılma sonucunu doğurabilir. Ankara ve diğer ticaret merkezlerindeki işletmelerin, yurt dışı iş ortaklarıyla yapacakları sözleşmelerde yerel mevzuat ile uluslararası standartları harmanlayan bir denetim mekanizması işletmeleri bu riskleri minimize eder.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olaylara ilişkin hukuki mütalaa veya avukatlık görüşü niteliği taşımamaktadır. Şirketlerin taraf olduğu sınır ötesi sözleşmelerin ve hukuki süreçlerin kendi özel koşulları, taraf iradeleri ve güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuki değerlendirmeye tabi tutulması tavsiye edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirketler için İngilizce hukuki danışmanlık hangi süreçleri kapsar?
İngilizce hukuki danışmanlık; sınır ötesi ticari sözleşmelerin hazırlanması, yabancı dildeki metinlerin risk analizinin yapılması, yabancı ortaklı şirket kuruluşları, uluslararası müzakerelerde hukuki temsil ve milletlerarası tahkim süreçlerinin yürütülmesini kapsar.
Türkiye'de faaliyet gösteren iki Türk şirketi İngilizce sözleşme imzalayabilir mi?
805 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince Türkiye’deki iki Türk şirketinin işlemlerini Türkçe yapması esastır. Yabancılık unsuru bulunmayan durumlarda sözleşmenin tamamen İngilizce düzenlenmesi lehe hükümlerin ileri sürülememesi riskini doğurabileceğinden, çift dilli (Türkçe-İngilizce) düzenleme tercih edilmektedir.
İngilizce sözleşmelerde uygulanacak hukuk olarak Türk hukuku seçilebilir mi?
Evet, 5718 sayılı MÖHUK uyarınca sözleşmenin dili İngilizce olsa dahi taraflar uygulanacak hukuk olarak Türk hukukunu veya başka bir ülke hukukunu serbestçe kararlaştırabilirler.
Milletlerarası tahkim şartının İngilizce yazılması geçerli midir?
Sözleşmede veya uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunması durumunda, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında İngilizce düzenlenen tahkim şartları ve yargılama dili Yargıtay içtihatlarınca da geçerli kabul edilmektedir.
Sözleşmelerde yer alan 'shall' ve 'may' ifadeleri arasındaki hukuki fark nedir?
Hukuki İngilizcede ‘shall’ taraflar açısından bağlayıcı ve yerine getirilmesi zorunlu bir borcu (obligation) ifade ederken; ‘may’ tarafa tanınmış bir takdir yetkisini, seçeneği veya izni (permission) temsil eder.

